08 Temmuz 2009 Çarşamba

Zoom Aktör: Johnny Depp

Müzik Sevdalısının Beyaz Perde Yolculuğu

Gerçek ismi John Christopher Depp olan Kızılderili kökenli ünlü aktör, 9 Haziran 1963 tarihinde Owensboro, Kentucky'de dünyaya geldi. Florida’da büyüyen John’ın müziğe olan merakı 12 yaşında annesinin aldığı gitarla başladı. Çevredeki gruplarda gitar çalmaya başlayan Depp, 15 yaşında bir rock müzisyeni olmak umuduyla okulu bıraktı.

The Kids adlı rock grubunda müzik yapmaya başladı ve grubun davulcusunun kız kardeşi Lori Anne Allison ile 20 Aralık 1983'te evlendi. ‘Six Gun Method’ adını almış grup Depp'in evliliği sonları çıkan sorunlar nedeniyle stüdyoya giremeden dağıldı. Los Angeles, Kaliforniya'da eşinin yardımıyla Nicolas Cage ile tanıştı ve ilk filmi “A Nightmare On Elm Street”de 1984 yılında oynama şansı buldu. 1985 yılında ise Lori Anne Allison'dan boşandı.

1986 yılında Oliver Stone'un “Platoon” filminde ufak bir rol aldı ve ardından 1987 yılında “21 Jump Street” adlı diziye başladı. Dizinin başarı kazanmasıyla birdenbire Depp gençlerin idolü haline gelmişti. Ancak bu Depp'in istediği şey değildi. Kendini pazarlanmış hissediyordu ve diziyle anlaşması bittiğinde sadece kendi istediği rollerde oynamaya karar verdi.

Depp 1993 tarihli dram “What's Eating Gilbert Grape” filminde Leonardo DiCaprio ve Juliette Lewis gibi genç starlarla başrol paylaştı. Bosna-Hersek doğumlu yönetmen Emir Kusturica'nın “Arizona Dream”, bir gerilim filmi olan Roman Polanski'nin yönettiği “The Ninth Gate”, bir Stephen King uyarlaması “Secret Window”, Karındeşen Jack ile ilgili olan “From Hell” gibi karanlık filmlerin yanında, “Chocolat” gibi romantik filmlerde ve “Once Upon A Time In Mexico” gibi aksiyon filmlerinde rol aldı.

1994 yılında New York'ta bir apartmana çöp dökmek ve 1999 yılında Londra'da bir restorantta paparazzilerle kavga etmek suçundan tutuklandı. Hollywood ünlüler yoluna 1999 yılında yıldızı yerleştirilen ünlü oyuncu “The Matrix” filmindeki Neo karakteri için düşünülmüş ilk isimlerden biridir; ancak kendisi kabul etmemiştir.

Johnny Depp dendiğinde akla ilk gelen isimlerden biri hiç şüphesiz ünlü yapımcı-yönetmen ‘Tim Burton’dır. Depp, Burton'ın yönetmenliğini yaptığı pek çok filmde rol aldı. Bunlardan biri Depp’in başrol oynadığı 1990 tarihli “Makas Eller” filmidir. Bu ikili daha sonra 1994 yapımı “Ed Wood”, 1999 yapımı “Sleepy Hollow”, 2005 yılı yapımı “Charlie'nin Çikolata Fabrikası” ve “Ölü Gelin” ardından ise 2007 yapımı “Sweeney Todd: Fleet Sokağının Şeytan Berberi” filminde beraber çalıştılar. İkili şu an 2010 yılında gösterime girecek “Alice in Wonderland” filmi için çalışıyor. Bir sonraki ortak projeleri olan “Dark Shadows” filminin çekimlerine ise önümüzdeki aylarda başlanacak.

Yetenekli aktör şimdiye kadar Akademi’nin “En İyi Erkek Oyuncu” Oscar’ına, 2003 yılında “Karayip Korsanları: Siyah İnci'nin Laneti”, 2004 yılında “Düşler Ülkesi” ve 2007 yılında ise “Sweeney Todd: Fleet Sokağının Şeytan Berberi” filmlerindeki performansı ile üç kere aday gösterildi.

Müzikle ilgisini hiç kesmeyen Depp, Oasis'in ‘Fade In-Out’ ve ‘Fade Away ‘ şarkılarında gitar çaldı. “Chocolat” filminde de gitar çalmış; ayrıca “Once Upon A Time In Mexico” filminin soundtrackinde bir şarkıyı kendisi yazmıştır.

Sol göğsünde kızının, sağ kolunda ise oğlunun ismi yazan dövmeleri taşıyan aktör, 3 Yıl arda arda en çok imza veren ve hayranlarına karşı en iyi davranan ünlü seçildi.

Depp, bu ay vizyona girecek olan Michael Mann yönetimindeki “Halk Düşmanları” filminde dönemin en ünlü suçlularından biri ‘John Dillinger’ karakterini canlandırıyor. Filmin çekimleri sırasında hayranlarından biri olan 12 yaşındaki Jack Taylor adında bir çocuğa, çocuğun isteği üzerine şapkasını hediye etmiştir.

Depp’in yeni filmleri arasında Tim Burton ile çekecekleri haricinde “The Rum Diary”, “Shantaram”, “The Lone Ranger”, “The Man Who Killed Don Quixote” gibi filmlerin yanı sıra uzun dönemdeki projeler “Günah Şehri 3” ve “Karayip Korsanları 4” de görünüyor.

Ayrıca başrol oyuncusu Heath Ledger’ın hayatını kaybetmesi sebebiyle yarım kalan bir yapım olan “The Imaginarium of Doctor Parnassus” filminde Jude Law ve Colin Farrell ile birlikte Heath Ledger’ın filmdeki karakterini canlandırmaya devam etmiş üç oyuncudan biri Johnny Depp...


NOT: 'Sinemalife' Online Sinema Dergisi'nin Temmuz sayısında yayınlanan makalem.

06 Temmuz 2009 Pazartesi

Alison Lohman ile 5 Soru

Alison Lohman korku filmlerini sevmiyor hatta pek korku filmi izleyen biri değil. Peki neden bu yazın en hevesle beklenen korku türü “Drag Me to Hell” filminde başrol oynuyor? Çünkü film, daha önce “Şeytanın Ölüsü” ve “Örümcek Adam” gibi filmlerin seanarist yönetmeni Sam Raimi imzası taşıyor.

Moviefone.com sitesi editörü Tom DiChiara, “Büyük Balık” ve “Üçkağıtçılar” gibi filmlerin güzel yıldızı Alison Lohman ile cehennemde yanması için lanetlenen bir kadını oynamanın iyi ve kötü yanlarını ve ayrıca Sam Raimi ile çalışmanın artı yönlerini konuştu.

1. “Drag Me to Hell” filminde yaşlı bir kadının ev kredisinin vadesini uzatma isteğini reddederek lanetlenmiş bir banka memurunu oynuyorsunuz. Ekonominin durumu göz önüne alındığında, sizce bu seyircilere bu tür isteklerin nasıl gerçekleştiğini mi gösteriyor?

Doğru. İlginç çünkü bu bizim karmaşanın içine ilk etapta nasıl girdiğimiz ile ilgili olabilir diye düşünüyorum (gülerek). Nedeni bu ilk etapta uzun vadeler vermemizdi değil mi? Ama insanlar artık şimdiki ekonomi sebebiyle açıkca bağıntı kuruyorlar. Fakat bu bir tesadüf çünkü Sam aslında bu senaryoyu 10 sene önce yazdı. O yüzden filmi şimdi çekmesi daha uygun oldu.

2. Bir sürü iğrenç şey film süresince senin ağzının içine boyluyordu - Sinekler, kurtçuklar, mumyalama sıvısı, göz yuvarlağı, yaşlı bir kadının dişsiz diş etleri – bunlarla ilgili neler oldu?

Biliyorum, biliyorum! (gülerek) Bunlar beni şok etmeye yetecek şeyler. Fakat mumyalama sıvısı CGI, kurtçuklar makarna ve sanırım kan da mısır şurubuydu.

3. Lanete inanır mısınız?

Olabilir. Sanırım... Eğer ki daha az dereceğe kadarsa. Belki negatif enerji bir şekilde lanet olabilir (gülerek). Bazen dışarda doğaüstü şeylerin olduğunu hissediyorum fakat daha sonra öyle olduğunu düşünmüyorum. Bu benim anlık deneyimlerime kalmış bir şey.

4. Filmden beri hiç gecenin geç saatlerinde bir ses duydunuz ve heyecanlandınız mı?

Aslında diğer gece duydum. Fakat o şekilde hissetmemin sebebi izlediğim haber programıydı. Bazen izlediğim haberler berbat olabiliyor. Haberde gece kadınları uyurken öldüren cinayet serisini duydum. O yüzden biraz tedirgin oldum.

5. Sanki filmin sonu devam filmi için biraz olsun bazı şeyleri açığa kavuşturdu. Siz de aynı düşüncede misiniz? Ayrıca hiçbir şeyi açığa vurmadan, eğer olursa geri gelmek ister misiniz?

Cehennemde hiç şansımın olduğunu sanmıyorum (gülerek). Hayır, tekrar Sam Raimi filminde oynamak isterim, fakat bunun “Drag Me to Hell” olacağını sanmam...

05 Temmuz 2009 Pazar

Cem Yılmaz ‘Yahşi Batı’ ile Güldürecek

Ünlü komedyen Cem Yılmaz son filmi “A.R.O.G”dan sonra bu kez yeni projesi “Yahşi Batı” ile sinemaseverleri güldürmeye hazırlanıyor. “Hokkabaz” ve “A.R.O.G” filmlerinde yönetmen koltuğunu Ali Taner Baltacı ile paylaşan usta komedyen, “Yahşi Batı”yı da Baltacı ile birlikte çekecek.

Baltacı, komedi-western tarzındaki filmde western klişelerini ti'ye alacaklarını söyledi. Filmin senaryosunu yazan Cem Yılmaz ise bu kez 'Arif' karakterinden tamamen kurtularak, bambaşka bir tipleme çizecek.

Yılmaz, temmuz ayında çekimlerine başlayacağı ve bir komedi western projesi olarak tanımladığı “Yahşi Batı” filminde ‘Asi’ dizisinde Defne’yi canlandıran Selma Ergeç ile çalışacağını açıkladı.

Cem Yılmaz ‘Hayatın İçinden’ programında konuğu olduğu Ayşe Özgün’e, bazı yabancıların halen “Sizin memlekette deve var mı?” diyerek Doğu ile alay ettiklerini hatırlatan Yılmaz, “Bu yeni çekeceğim Yahşi Batı bunlara cevap verecek” dedi.

Can Dündar'ın ‘Neden’ programına konuk olan Cem Yılmaz, filmin 2010 Ocak ayında vizyona girmesini planladıklarını belirtti.

Emma Watson Oyunculuğu Bırakacak

Emma Watson “Harry Potter” serisinden sonra oyunculuk kariyerini bitirmeyi düşünüyor. Bu, genç oyuncunun üniversite eğitimi almak için başarılı oyunculuk kariyerinde bir intihar gibi görünüyor.

Watson, hangi üniversiteye gitmeyi planladığını açıklamadı ama ‘Teen Vogue’ dergisine verdiği röportajda şunları söyledi: “Oyunculuk yapmam konusunda içimde yanan bir tutku yok. Ne yapacağımı pek umursamıyorum. Gerçekten Hermione gibi hissetmem ortaya çıkıncaya kadar hissettiğim şey yaşam ya da ölümdü. Tekrar oyunculuk yapmak istemiyorum.”

İngiliz Edebiyatı okumak istediğini belirten Watson, diğer öğrenciler gibi olmak hatta bir yurt odasını paylaşmak istediğini söylüyor.

Serinin 6. filmi olan “Harry Potter ve Melez Prens” filminin tanıtımını yapan ve şu sıralar iki bölüm olarak çekilecek “Harry Potter ve Ölüm Yadigarları” filmiyle uğraşan genç oyuncu ayrıca şunları söyledi: “Herhalde paranoyak bir çatlak gibi görünüyorum; fakat bunu yapıyorum çünkü normal biri olmak istiyorum. Gerçekten ünlü olarak bilinmek istemiyorum.”

‘Blood Simple’ Yeniden Çekiliyor

Coen Kardeşler’in 1984 yapımı ünlü “Blood Simple” filmi Yimou Zhang tarafından yeniden çekiliyor. “Kırmızı Fenerler” ve “Altın Çiçeğin Laneti” gibi filmlerden tanıdığımız yönetmen Yimou Zhang, en son ‘Pekin Olimpiyatları’nda açılış ve kapanış törenlerini düzenlemişti.

Gerilim-komedi türünde olacak filmde Çinli aktör Sun Honglei, komedyen Xiao Shenyang ve aktris Yan Ni rol alacak.

Filmin tam olarak konusu açıklanmadı ama 1984 yılında Coen Kardeşler’i şöhrete kavuşturan “Blood Simple” filmi, karısı ve sevgilisini öldürmek için gizli dedektif tutan bir Teksas bar sahibini anlatıyor.

“Blood Simple”, yönetmen Yimou Zhang’in Pekin Olimpiyatları’ndan vakit bulmasıyla 2006 yılında çektiği “Altın Çiçeğin Laneti” filminden sonra ki ilk filmi olacak...

04 Temmuz 2009 Cumartesi

Hollywood’un Aşırdıkları

“Türkiye’nin İlk Online Sinema Dergisi” Sinemalife.com, Temmuz sayısı da her zaman olduğu gibi dopdolu içeriğiyle karşınızda.

Hollywood’un Uzakdoğu sinemasından senaryolarını aşırdığı, ayrıca yeniden çektiği filmler Sinemalife’ın kapağında.

Sinemalife’da ayrıca geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden, Afro-Amerikalılar’ın ölümsüz filmi ve aynı zamanda ikonu Michael Jackson ile sinema terapi yolculuğu da yer alıyor. Bu önemli iki konunun dışında, Ayrıca zoom sayfalarına, Hollywood’un yetenekli prensi, Anne Hathaway, müzik sevdalısının beyazperde yolculuğuyla dikkat çeken Johnny Depp, polisiye filmlerinin vazgeçilmez yönetmeni Michael Mann konuk oluyor. Beğenerek takip edilen, Film doktoru ve Göz(e)kondu, To be Continued ve Kayıp Bakışlar Koleksiyoncusu ile sinema önü tercihlerinizi belirleyebileceksiniz. Ayrıca ilgiyle takip edilen büyüteç köşemizde meraklısının dikkatini çekecek önemli yapımları okuyabileceksiniz.

Sinema eleştirilerinin de yer aldığı temmuz sayısında, vizyondakileri, sinema haberlerini, pek yakında beyazperdede gösterilecek filmleri bulabileceksiniz.

Meraklılarının beğenerek takip ettiği ‘Kült Diye’de Peter Weir imzasını taşıyan ‘The Truman Show’, replik de ise, sinema dünyasının önemli yapımları arasında gösterilen sıcacık diyaloglarının olduğu, ‘Cinema Paradiso’yu bulabilecek sinemaseverler. Bunun yanında, ilgi çeken Sanal Kadraj köşesi de her zamanki gibi okuyucuların karşısında. Beğenerek takip edilen DVD ödüllü yarışma sayfalarında da okuyucuları sürprizler bekliyor. Yeni çıkan DVD’lerin tanıtımının da yer aldığı dergi www.sinemalife.com doyurucu içeriğiyle bir tık uzağınızda.

03 Temmuz 2009 Cuma

Fragman: The Hangover

Yönetmen: Todd Phillips

Vizyon: 10 Temmuz 2009

Filmde arkadaşlarının düğününden iki gün önce bekarlığa veda partisi vermek için Las Vegas'a giden dört arkadaş, sarhoş oldukları parti gecesinin sabahında odalarında bir kaplan, tavuklar ve dolapta ağlayan altı aylık bir bebek ile uyanırlar. Ayrıca damat ortada yoktur. Bir gece öncesine dair hiçbirşey hatırlamayan üç arkadaş ipuclarını takip ederek işlerin nerede kontrolden çıktığını bulmak zorundadırlar. En önemlisi de damadı bularak zamanında Los Angeles'a düğününe yetiştirmeleri gerekmektedir.

Çok eğlenerek izlediğim, filmin de o kadar eğlenceli olacağına düşündüğüm "Felekten Bir Gece (The Hangover)" filminin fragmanını izleyin:

30 Haziran 2009 Salı

16. Uluslararası İstanbul Caz Festivali

2-15 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek 16. Uluslararası İstanbul Caz Festivali, kenti köşe bucak festival coşkusuyla kaplamaya hazırlanıyor. Klasik ve modern cazdan, pop, rock, dünya müziği ve folka varan geniş bir yelpazede merakla beklenen konserler önümüzdeki haftadan itibaren müzikseverlerle buluşacak.

Festival iki hafta boyunca Marcus Miller'dan George Benson'a, Melody Gardot'dan Peter Cincotti'ye birçok önemli sanatçıyı ağırlayacak. Türkiye ve Avrupa'dan caz müzisyenlerini biraraya getirecek olan European Jazz Club da öne çıkan etkinliklerden.


1970'lerin sonlarında Elvis Costello ve Graham Parker'la birlikte Amerika'yı İngiliz punk'ı ve yepyeni bir new wave sound'uyla tanıştıran ozan-şarkıcı Joe Jackson, İstanbul Caz Festivali kapsamında ilk kez İstanbullu hayranlarıyla buluşuyor.


Symphony No. 1 adlı albümüyle 2000'de En İyi Enstrümantal Pop Albümü dalında Grammy kazanan sanatçı, hâlâ radyolarda çalınan "Is She Really Going Out With Him?", "Steppin' Out" ve "It's Different for Girls" gibi hit parçalarıyla tanınıyor.


Joe Jackson
İstanbul Modern
4 Temmuz Cumartesi, 21.00


Festival biletleri:
İKSV binası (pazar günleri hariç 10.00-17.30 arası)
Biletix satış kanallarında (www.biletix.com, Biletix Çağrı Merkezi 0216 556 98 00 ve
Biletix satış noktaları)

28 Haziran 2009 Pazar

Fragman: The Last Airbender

Yönetmen: M. Night Shyamalan

Vizyon: 27 Ağustos 2010

Hava, Su, Toprak, Ateş… Kaderleri birbirine bağlanmış dört ülkedir. Ateş Ülkesi’nin diğerlerine karşı vahşice bir savaş başlatmasıyla bir anda herşey değişir.

Koskoca bir yüzyıl geçtiği halde bu yıkım sürecini değiştirecek en küçük bir umut belirtisi bile yoktur.

Nickelodeon yapımı animasyon televizyon dizisini temel alan The Last Airbender, Aang’ın hayatta kalma mücadelesinin açılış bölümüdür.

Avatar: The Last Airbender / The Legend of Aang filminin fragmanını izleyin:

video

26 Haziran 2009 Cuma

Yılmaz Güney Beyoğlu'nda!

26 Haziran-16 Temmuz 2009 tarihleri arasında Beyoğlu Sineması’nda Yılmaz Güney filmleri gösterimi yapılacak. Her gün bir ‘Yılmaz Güney’ filminin gösterileceği bu küçük festivalde biletler sadece 5 TL.

Programda yer alan filmler şunlar: Seyyit Han, Arkadaş, Yol, Ağıt, Umut, Duvar, Aç Kurtlar, Zavallılar, Sürü, Endişe, Umut ve Yol filmleri…

Toplam 10 filmin gösterileceği program şu şekilde:

26 Haziran ve 9 Temmuz

“Seyyit Han”

27 Haziran ve 5-16 Temmuz

“Arkadaş”

28 Haziran ve 13 Temmuz

“Yol”

29 Haziran ve 14 Temmuz

“Ağıt”

30 Haziran ve 11 Temmuz

“Umut”

1 ve 7 Temmuz

“Duvar”

2 ve 10 Temmuz

“Aç Kurtlar”

3 Temmuz

“Zavallılar”

6 ve 15 Temmuz

“Sürü”

8 ve 12 Temmuz

“Endişe”

Seanslar: 12.15 - 14.30 - 16.45 - 19.00 - 21.15

22 Haziran 2009 Pazartesi

Frankenstein'ın Gelini Kim Olacak?

1935 yapımı korku filmi The Bride Of Frankenstein yeniden çekiliyor. Bu sefer başrollere Scarlett Johansson ve Anne Hathaway aday.

The Bride Of Frankenstein'in yeni versiyonunda 24 yaşındaki genç yıldız Scarlett Johansson veya Oscar adayı oyuncu Anne Hathaway, 1935 yılında çekilen filmdeki korkunç saçlı kadın canavarın, seksi halini canlandıracaklar. Yapımcılar filmin yeni versiyonunda Scarlett ya da Anne gibi seksi oyuncuların başrol oynamasını istiyorlar.

Filmin orijinalinde gelin rolünde İngiliz aktris Elsa Lanchester bulunuyordu.


E-kolay

21 Haziran 2009 Pazar

Fragman: Karanlıktakiler

Başarılı yönetmen Çağan Irmak'tan yeni bir film daha geliyor! İsmi "Karanlıktakiler" olan film, yönetmenin daha önce baba-oğul dramını işlediği "Babam ve Oğlum" filmine benzer bir şekilde anne-oğul ilişkisini irdeliyor. Özgürlüğüne düşkün, serbest bir çocuğun annesiyle olan çatışmaları, psikolojik olarak tasvirlerle desteklenmiş.

Çağan Irmak'ın son filmi "Issız Adam" başarılı bir gişe hasılatı elde etmişti. Yönetmenin merak edilen yeni filmi "Karanlıktakiler" kasım ayında vizyona girmesi bekleniyor.

Filmin oyuncu kadrosu ise şu şekilde: Erdem Akakçe, Meral Çetinkaya, Derya Alabora, Şebnem Dilligil, Rıza Akın, Durul Bazan ve Güner Özkul

Çağan Irmak'ın merakla beklenen "Karanlıktakiler" filminin fragmanını izleyin:

19 Haziran 2009 Cuma

Fragman: 2012

Yönetmenliğini "Kurtuluş Günü" ve "Yarından Sonra" filmlerinden hatırladığımız bir isim olan Roland Emmerich'in yaptığı ve başrolde yetenekli aktör John Cusack'ın oynadığı, 'dünyanın yok oluşu' temalı bilim kurgu filmi "2012" 13 Kasım 2009'da vizyona girecek.

Tarihte daha önce hiçbir kültürde, farklı dinde ve bilim insanları ile devletler arasında bir yıl bu kadar belirgin bir şekilde önem taşımamıştır. 2012, dünyanın sonunu getiren global bir felaketin ardından, kurtulanların kahramanca mücadelelerini anlatan destansı bir macera.

Maya inanışına göre 2012 yılında dünyanın sonu gelecektir.

Dağıtım şirketinin resmi web sitesinde yeni bir fragman yayınlandı. Görüntülerde bol bol aksiyonun olduğu film çok ses getireceğe benziyor. Yayınlanan yeni fragmanda şu cümleler geçiyor:

Mankind’s earliest civilization

warned us this day would come…

From Roland Emmerich

The end is just the beginning.

"2012" filminin yayınlanan yeni fragmanını izleyin:

16 Haziran 2009 Salı

Fragman: 'Transformers: Yenilenlerin İntikamı'

Yönetmen: Micheal Bay

Vizyon: 24 Haziran 2009

Genç Sam Witwicky’nin (Shia LaBeouf), savaşan robot uzaylıların arasında sonucu belirleyen bir savaşta evreni kurtarmasının üzerinden iki yıl geçti. Gösterdiği büyük kahramanlığa rağmen Sam, üniversiteye gitmek, kız arkadaşı Mikaela’nın (Megan Fox) yanından ayrılmak ve anne-babasından (Kevin Dunn ve Julie White) ilk kez ayrı kalmak gibi günlük endişeler yaşayan sıradan bir gençtir. Tabii ki bir de bu ayrılığı en yeni dostu ve koruyucu robotu Bumblebee’ye açıklaması da fazladan sıkıntılara yol açar. Sam’in hedefi normal bir üniversite yaşantısı yaşamaktır fakat bunun için kaderini gözardı etmesi gerekir.


Sam, Mission City’de yaşanan çatışmayı geçmişte bırakıp günlük hayata dönmek için çabalarken, Autobotlar ve Decepticon’lar arasındaki savaş her ne kadar gizli tutulursa tutulsun pek çok değişikliğe yol açmıştır. Sektör 7 bölümü bu arada dağıtılmış ve bölümün en sadık üyesi Ajan Simmons (John Turturro) işten çıkarılmıştır. Onun yerine NEST adında yeni bir kurum kurulmuştur. Lennox (Josh Duhamel) ve Epps (Tyrese Gibson) gibi sahada tecrübeli komutanlardan yararlanılan NEST, Decepticon’larla ölümcül bir çatışmaya daha girilmesini önlemek için Autobot’larla birlikte çalışmaktadır. Ne yazık ki Ulusal Güvenlik Danışmanı Theodore Galloway (John Benjamin Hickey) öngörülü biri olmadığından yaklaşan tehlikeyi tam olarak idrak edemez. Tüm savunma kurumlarının kontrolünü ele geçirmeye ve böylece onların gücüne sahip olmaya çalışan Galloway, kendince önemsiz bir kurum olarak gördüğü NEST’i, savaş tehlikesi ortadan kalktığı düşüncesiyle ortadan kaldırmayı amaçlar. İnsanların, Autobot’lar ile Decepticon’lar arasındaki savaştan herhangi bir çıkarı olmadığına inanmaktadır.


Sam’in yeni okulunda hayatı güzel bir seyre girmek üzereyken ve yeni fakat biraz baskıcı oda arkadaşı Leo’ya (Ramon Rodriguez) ile aynı derecede baskıcı fakat daha çekici Alice’e (Isabel Lucas)uyum sağlamaya başladığı sırada, Sam’in dikkati birden kafasında şimşek gibi beliren hayaller yüzünden dağılır. Büyükbabası gibi bunamaktan korkan Sam, bu hayalleri saklar, ta ki aklında uçuşan mesajları ve simgeleri daha fazla gözardı edemeyinceye kadar.


En iyi şekilde hazırlanmış planlarına karşın, Sam kendisini tekrar Autobot’lar ile Decepticon’lar arasındaki savaşta bulur ve yine evrenin geleceği tehlikededir. Henüz bilmese de, kötülük ile iyiliğin arasındaki mücadelede, en büyük gücün anahtarı Sam’in elindedir. Arkadaşlarının ve NEST’deki dostlarının, hatta anne ve babasının yardımıyla Sam nihayet Witwicky’lerin doğuştan hakkını benimser ve ailesinin felsefesinden daha fazla saklanmaz: Fedakarlık yoksa, zafer de yok!

"Transformers 2: Revenge of the Fallen (Yenilenlerin İntikamı)" filminin fragmanını izleyin:

14 Haziran 2009 Pazar

Kıssadan Hisse Sinema Haberleri


Bir Zombi Komedisi: "Zombieland"

Emma Stone, Woody Harrelsn ve Jesse Eisenberg, korku komedi türündeki filmde buluştular.

Zombieland adını taşıyan filmde, tipik zombi filmlerinde olduğu gibi, zombilerin ele geçirdiği dünyada hayatta kalmaya çalışan küçük bir grup insanın hikayesi anlatılıyor. Yalnız bu sefer işin içinde bolca mizah var!

9 Ekim'de vizyona girecek filmin yönetmenliğini Ruben Fleischer üstleniyor


Michael Douglas'a 'Yaşam Boyu Başarı' Ödülü

Michael Douglas, Avustralya Film Enstitüsü (AFI) tarafından "Yaşam Boyu Başarı Ödülü"ne layık görüldü.

11 Haziran'da gerçekleşen galada ödülünü teslim alan Douglas, geceye eşi Catherine Zeta Jones'la birlikte katıldı. Özel davetliler arasında ünlü oyuncunun yakın arkadaşları Hugh Hefner, Warren Beatty ve Michael Douglas'ın kendisi gibi ünlü bir aktör olan babası Kirk Douglas da bulunuyordu.

Michael Douglas, daha önce AFI'nin düzenlediği "Tüm Zamanların En İyi Amerikan Erkek Sembolleri" listesinde 17. sırada yer almıştı.

MTV

Altın Koza Ödülleri Sahiplerini Buldu

Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 16. Altın Koza Film Festivali’nin ödül töreni 13 Haziran Cumartesi gecesi Merkez Park Amfi Tiyatro’da yapıldı.

Festival kapsamında yapılan ve son bir yıl içinde üretilen 12 Türk Filminin yarıştığı Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması’nın jüri üyeleri oyuncu Bulut Aras, yazar ve senarist Füruzan, müzisyen Mazlum Çimen, oyuncu Meltem Cumbul, yönetmen Özcan Alper, oyuncu Özgü Namal, görüntü yönetmeni Uğur İçbak ve sinema yazarı ve akademisyen Prof. Dr. Zeynep Tül Akbal Süalp’den oluştu. Jüri başkanlığını ise dünyaca ünlü yönetmen Nuri Bilge Ceylan yaptığı Altın Koza’nın şampiyonu “Köprüdekiler” ve “11’e 10 Kala” filmleri oldu.

Altın Koza sahipleri şu şekilde belirlendi:

En İyi Film

Köprüdekiler (Aslı Özge) ve 11’e 10 Kala (Pelin Esmer)

En İyi Yönetmen

Mahmut Fazıl Coşkun (Uzak İhtimal)

En İyi Kadın Oyuncu

Görkem Yeltan (Uzak İhtimal)

En İyi Erkek Oyuncu

Nadir Sarıcabak (Uzak İhtimal)

Adana İzleyici Jürisi En İyi Film Ödülü

Mommo-Kızkardeşim (Atalay Taşdiken)

Büyük Jüri Yılmaz Güney Özel Ödülü

İki Dil Bir Bavul (Orhan Eskiköy ve Özgür Doğan)

SİYAD En İyi Film Ödülü

İki Dil Bir Bavul (Orhan Eskiköy ve Özgür Doğan)

En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü

Özgür Eken (Süt) ve Ercan Özkan (Pus)

En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü

Serdar Yılmaz (Gölgesizler)

En iyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü

Tülin Özen (Vicdan)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü

Mustafa Uzunyılmaz (Momo-Kızkardeşim) ve Osman Sonant (Pandora'nın Kutusu)

En İyi Senaryo Ödülü

Pelin Esmer (11'e 10 Kala )

En İyi Müzik Ödülü

Nail Yurtsever (Dilber'in Sekiz Günü)

En İyi Kurgu Ödülü

Franc Nakache (Pandora'nın Kutusu)

Umut Veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü

Asiye Dinçsoy (Hayatın Tuzu)

Umut Veren Genç Erkek Oyuncu Ödülü

Melih Selçuk (Süt)

En İyi Stüdyo Ödülü

Jürinin oy birliğiyle aldığı karar sonucu iptal edildi

YouTube Videolarım

Loading...